
BOSPHORUS PALACE HOTEL / BEYLERBEYİ
Beylerbeyi - İstanbul - Butik oteller - Butik otel - Küçük otel - İstanbul butik otelleri - Beylerbeyi butik otelleri - Balayı oteli - Deluxe
Beylerbeyi’nde, Boğaz’ın enfes mavisiyle kucaklaşan otel, Neo-Osmanlı tarzının ihtişamıyla yükseliyor.
Rezervasyon
Klasik tarzda döşenmiş odalarıyla hizmet verdiği gibi özellikle toplantı ve düğün organizasyonlarına ev sahipliği yapmasıyla da ünlü. 19. yüzyılın ilk çeyreğinde inşa edilen yalı, ilk olarak Büyük Vezir Damat Melek Mehmet Paşa'ya ev sahipliği yapmış. 1890 sonrasında Mimar Valluary tarafından tekrar inşa edilmiş ve 1876-1909 yılları arasında Debreli İsmail Paşa’nın yalısı olarak kullanılmış. Üslup olarak Ampir ve Barok’un birlikte kullanıldığı yapıda, alt ve üst kat orta sofaların yaldızlı, çentikli tavan dekorasyonu, saraylara yakışır cinsten. Kişiye özel misafirperverlik gösterilen yalının bahçe yönü eskiden harem, deniz yönü ise selamlık olarak kullanılmış. Sean Connery, Bryan Adams ve James Brown gibi ünlü isimlerin de tercihi olan mekânda, lüks ve romantik bir atmosferde, dünya mutfağından leziz tatlar bir arada sunuluyor.
Özellikler
| Aktivite | Masaj | Fiyat Aralığı | Oda kahvaltı (2 kişi) ; Min. 250 € - Max. 850 € |
| Genel Özellikler | Genel bahçe, toplantı salonu, iş seyahatlerine uygun, kitaplık, jeneratör | Havaalanı - Otel Arası | Sabiha Gökçen Havalimanı 30 km. / Atatürk Havalimanı 45 km. |
| İşletim | Kurumsal işletme | Konuk Transfer | Ücretli |
| Konumu | Şehir merkezi, denize yakın | Mimari | Tarihi mimari yapı |
| Oda Özellikleri | Kablosuz internet, Tv/uydu, küvet/wc, saç kurutma, mini bar, balkon | Oda Sayısı | 2 Standart oda, 11 Deluxe, 1 Süit |
| Prestij Kart İndirim | %10 | Restaurant | A la carte, kapalı, özel dünya - vejetaryen mutfak, lobby bar |
| Sezon | 12 ay |
- Telefon+90 (216) 422 00 03 -9 hat
- Fax+90 216 422 00 12
- Webhttp://www.bosphoruspalace.com
- E-Postareservation@bosphoruspalace.com
- AdresYalıboyu Cad. No:64 Beylerbeyi
Beylerbeyi
İSTANBUL
İstanbul; tartışmasız dünyanın sayılı kentlerinden. Yalnız Anadolu'da değil, tüm dünyada hakkında çok konuşulmuş, üzerine çok şey yazılmış. Kimi duygusal yaklaşmış, övmüş, kimi acımasızca eleştirmiş. Biri bir "taş"ı için koca "Acem mülkü"nü gözden çıkarmış, bir diğeri "dünyanın başkenti" diye nitelendirmiş. İstanbul öyle bir kent ki, Roma ile boy ölçüştürülmüş, altın yaldızlı, görkemli binaları, kutsal nesneleri, çarşıları, hamamları, herkesin gözünü kamaştırmış. İstanbul iki ayrı dünyayı, Doğu ile Batı'yı birbirine bağlayan bir köprü. Eşsiz bir coğrafyaya ve benzersiz bir tarihe sahip. Dünyanın hiçbir şehrinde Asya’dan Avrupa’ya 5 dakikada geçemezsiniz.. Bunu ancak İstanbul’da başarabilirsiniz. İstanbul sadece kıtaları değil, Pagan, Hıristiyan, Müslüman üç kültür bileşeninin potası. İnançlar, dinler, diller, ırklar, kültürler cümbüşü. Cami, kilise, sinagog yan yana. Ezan, çan, hazan birlikte. Dünyanın en zengin, en ilgi çekici uygarlıklar mozaiğine sahip. Boğaziçi, bu görkemli şehrin ortasından geçen iki denizi bağlayan kanal. Kıyıları dantel gibi işlenmiş küçük koyları, ağacı, çiçeği, suyu, havası, taşı ve toprağı ile İstanbul…
BEYLERBEYİ
İstanbul'un taşı toprağı altın mı tartışılır. Ancak Anadolu yakasında, Boğaziçi Köprüsü'nün ayağının hemen altında yer alan Beylerbeyi'nin taşının toprağının tarih koktuğu kesin. Beylerbeyi, tarihi Bizans dönemine kadar uzanan ender Boğaziçi semtlerinden biri. Anadolu yakasında, Kuzguncuk ile Çengelköy arasında yer alan semt, tarihi boyunca Boğaz’ın en eski ve en fazla rağbet gören yerlerinden biri olmuştur. Beylerbeyi’nde Bizans ile başlayan yapılaşma Osmanlı devrinde de devam etmiştir. Beylerbeyi, semte yerleşmelerin arttığı 17. yüzyıldan itibaren, saray ve çevresinin yoğun ilgi gösterdiği bir "kibarlar" semti halini almıştır. Boğaz’ın Anadolu yakasının siluetine renk katan çift minareli Hamid-i Evvel Camii (Beylerbeyi Camii) de burada bulunmaktadır. Beylerbeyi, bugün ahşap evleri, restore edilen yalıları, camisi, caminin arkasında yükselen korusu ve Beylerbeyi Sarayı ile geçmişteki görkemin izlerini hâlâ taşımaktadır. Ayrıca Beylerbeyi’ni İstanbul’un kendi halinde, tarihi ve kültürel dokusu kısmen korunarak kalmış gizli köylerinden biri olarak da tanımlamak mümkün. Sahilde yer alan balıkçı teknelerinden balık ekmek yiyebilir ya da balık restoranlarından birinde kallavi bir sofrada uzun uzun balık keyfi yapabilirsiniz. Dilerseniz yorgunluğunuzu yine sahilde yer alan çay bahçelerinden birinde köpüklü bir kahve içerek de atabilirsiniz.

CLUB ÇAPA / KAŞ
BAÇ PANSİYON / BODRUM
PERİLİ KÖŞK OTEL
YACHT HOTEL / FETHİYE
ARAL TATİL ÇİFTLİĞİ / BOZCAADA
Butik Oteller Kitabı 2011 çıktı! Satın almak için tıklayınız.









